Hypnobirthing ile tanışın

Hypnobirthing, doğuma hazırlıkta hipnozun rahatlatan, dinlendiren ve gerektiğinde daha enerjik ve canlı kılan telkin gücünden yararlanarak doğum sürecini kolaylaştırmayı sağlar. Ülkemizde hypnobirthing henüz aşina olduğumuz bir kavram değildir. Magazin haberlerine merakınız varsa, İngiltere Prensesi Catherine Middleton’ın da bu yolla doğum yaptığı haberini belki okumuşsunuzdur. Ardından geçen yıl evde doğum yapması çok konuşulan, Özgü Namal oğlunu hypnobirthing’le dünyaya getirmiştir. Şimdiden ikinci çocuğunun doğumuna hypnobirthing ile hazırlanmaya başlamıştır bile. Gün geçtikçe bu yöntemle doğumu tercih edenlerin de katkısıyla hypnobirthing ‘e merak ve yönelim artmaktadır.

images (3)

Hypnobirthing’in kurucusu Marie Mongan, hipnoterapist ve eğitmendir. Yöntemin Mongan Metodu diye de anılma nedeni budur. Hypnobirthing, doğumun hayatın doğal bir ifadesi olduğunu korkulacak bir şey olmadığını savunur. Annelere kendi yaradılışlarından gelen nazikçe, rahatça, güçlü bir şekilde ve keyifle doğurma kapasiteleriyle işbirliği yapma konusunda yardımcı olur. Çocuk doğurmanın spontanlığına kapılabilmek için anne baba ve bebeğin birlikte hareket etmesini sağlayan ve buna engel olabilecek süreçlerin farkına varıp tekrar içgüdülere, doğaya, doğala dönmeyi sağlayan telkinler içerir.

O halde hazırsanız bu keyifli doğuma hazırlık süreciyle tanışalım.

Devamı için lütfen ,

http://alternatifanne.com/hypnobirthing/

Yoga Ve Kanser

Kanser tedavisinde, bazı hastalar destekleyici ve semptomları hafifletici alternatif bir yol olarak yogayı kullanırlar. Araştırma çalışmaları yoganın birincil tedavi olarak sürdürülmek zorunda olmadığını fakat kanser hastasının, kanser tedavileri ve / veya hastalığın ilerlemesi ile ilişkili stresi azaltarak yaşam kalitesini arttırdığını göstermektedir. Bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar, yoganın kanser hastaları için hem fiziksel ve zihinsel yararları olduğunu gösteriyor.

Yoga, genel vücut üzerinde fiziksel ve zihinsel kontrol kazanmak için özel egzersizler ve yöntemleri kullanarak doğru nefes alma, duruş ve meditasyon öğreten bir uygulamadır. Yoganın faydaları da kanser hastalarında kanser belirtileri ve yan etkilerinde rahatlama sağlar.

images

Kanser hastalarında bir hastalığa sahip olmanın getirdiği stres nedeniyle sık rastlanan, yüzeysel nefes alma ya da verimsiz nefes görülür. Yoga, kanser hastaları için faydalı olabilir çünkü oksijeni arttıran ve stresi ve anksiyeteyi azaltan doğru yavaş ve derin nefes alma tekniklerini öğretir. Amerikan Kanser Derneği’ne göre, yoga ve bağışıklık sistemi ile ilgili çalışmalar, yoganın bağışıklık sistemini, kanserin ilerlemesine katkıda bulunabilecek olan stres düzeyini düşürerek olumlu yönde etkileyebileceğini göstermiştir. Ayrıca, yoga vücudun genel stresini azaltarak tümör büyümesi ve diğer kanser göstergelerinde katkısı olduğu görülen kortizol hormonunun salınımın azaltmaya yardım eder.

images (3)

Yogaya katılan hastalar, duygularının daha fazla farkında olmaya ve olumsuz düşünceleri nötr düşüncelerle yer değiştirmeyi öğrenmeye başlarlar. Nefes alma ve meditasyon teknikleri hastaların durumları ile daha iyi baş etmelerine yardımcı olur.       Başka bir çalışma, yogaya katılan kanserli hastaların kemoterapi yan etkilerini daha düşük bir düzeyde deneyimlediğini göstermiştir. Hastalarda kemoterapi tedavileri için daha büyük bir acı ve sıkıntı bir eşiği olduğu gözlenmiştir. Kanser hastalarında yoga ve yararları ile ilgili araştırmalar, farklı kanser türleri, kanser evreleri ve tedavi düzeyleri gibi çeşitli faktörleri içermektedir. Sonuçlar, kanser hastaları üzerinde iyileştirilmiş uyku kalitesi, azalmış depresyon, azalmış stres ve anksiyete, kanserle ilgili daha az sıkıntı, fizyolojik gelişmeler, azalmış ağrı ve genel olarak daha iyi bir yaşam kalitesini içeren bir olumlu etkiler akışı olduğunu göstermektedir. Araştırmalar, kanser hastalarının yoganın farklı tür ya da tekniklerinden faydalandığını göstermiştir. Hastalar, kanser tipine, evresine ve yoga terapisine katılmaya başladığı noktaya bağlı olarak farklı düzeylerde iyileşme deneyimlemektedir.

Yoganın bütünleyici etkisi kanserle savaşırken de önemli bir rol oynamaktadır. Yoga iyileştirici, koruyucu ve dengeleyici rolüyle sağlık alanında yardımcı bir araçtır.

Rutinin Dayanılmaz Cazibesi

 

Rutin yetişkin hayatında sıkıcı ve kırılması gereken bir zincir gibi algılansa da bebekler ve kediler için güvenlik hissini uyandırdığı için büyük bir önem taşır. Aynı saatte uyanma, aynı saatte beslenme, aynı ninniyi bin kez dinleme, bunlar hep bebeğin kendini güvenli bir alanda , bildik , tanıdık bir ortamda yaşıyor hissetmesini sağlar. Kediler için de durum aynı sabahtan akşama istisnasız aynı düzenin sürmesinden yanadırlar. Evdeki tek bir eşyanın yeri değişse ya da eve yeni bir şey gelse hemen bir huzursuzluk hissine dönüşebilir.

  • indir (1)

 

Peki ne oluyor da ergenlikle birlikte rutinden sıyrılma, rutinden sıkılma ve yeni farklı olanları deneme arzusu ortaya çıkıyor?

Aslında ergenlikten önce iki yaş civarında ‘’berbat ikiler dönemi’’ dediğimiz dönemde de bizim için ailemiz tarafından planlanan rutini kırıp kendi seçimlerimizi ısrarcı şekilde yaptığımız birkaç yıl geçiririz. Sonra yine uyum sağlar ergenlikte ‘’kimlik’’ kazanma sürecinde rutini reddetmeye, yeni alışkanlıklar için keşfe çıkmaya başlarız. Bu keşif sürecinde her şeyden birazcık tat alır, her şeyi denemek isteriz. Hiçbirinde karar kılmak hedef değildir, önemli olan kim olduğumuzu, ne istediğimizi bulabilmektir.

Bebekliğin yaşamda kalmak için bağlanma durumunda olma halinden de çıkar kendimizi gerçekleştirme arzusuyla dolar taşarız. Çabalar, yırtar, koşturur, çalışır, herkese yardım eder, sonunda da yoruluruz. Tıpkı hırçın bir kedinin evcilleşmesi gibi.

Yetişkinlikte küçük rutinler eklemeye çalışır, bir yaşam tarzı ortaya koymaya başlarız. Yine de farklılıklar , sürprizler ve plansızlığa yer vardır. Rutinin sıkıcı olduğu baskısı kalkmıştır ancak yine de rutin kaybolma hissiyle örtüşür. Yeni olan uyanış yaşatır. Her yeni de yeni bir farkındalık gelişir.

  • 1

 

Sonra yaşlandıkça yeniden rutinler kaplar hayatımızı. Ne de olsa güvendir rutin. Sığınaktır. Her gün yapacaklarının belli olması, alışkanlıkların, sevdiklerin hepsini biliriz. Deneme yanılmaların azdır. Belki sevdiklerimizle olan güzel günleri anımsatsın diye eski rutinleri sıkça tekrarlarız. Uslu, sakin bir kedidir artık.

Ve Rutinin Dayanılmaz Cazibesine kapılmış, tekrar tekrar huzuru onda bulmuşuzdur.

Rutin güzeldir, ritüellerdir, alışkanlıklardır; akıştır. Gündelik rutinimizi güncelledikçe akışın huzuru her yaşta bizi sarar.

  • SENİN RUTİNİNDE AKIŞ NASIL?

Yediklerine Dikkat Et SENİN İçine Sinecek!

 

Yemek hayatla kurduğumuz ilk ilişki, kendimize dair ilk farkındalığımız belki de. Yediklerimiz bizi büyüten, geliştiren, ilerleten ve canlı tutan kaynağımızdır. Hayatta ne kadar çok tat olduğunu onlardan öğreniriz. Bize iyi gelen, bize iyi hissettiren neler olabileceğini de.

Hal böyle olunca içimize sineni yemek en önemlisidir, çünkü yediklerimiz içimize, bedenimize, zihnimize ve ruhumuza işleyecek. Tüm hücrelerimizde dolaşacak, düşüncemiz olacak. Duygumuz olup bedenimizde yeniden dolaşacak. En sonunda davranışlarımız olacak.

indir (1)

Özensiz beslersen kendini, hücrelerinde seni iyileştirme gücünü özensizleştirecek. Daha öfkeli hissedeceksin kendini, daha yorgun, daha mutsuz. Verimsiz çalışacak, motive olamayacaksın. Sabahları yataktan kalkasın gelmeyecek, gece nasıl uyuduğun bilincinde olmadan sızıp kalacaksın. Acıkınca elin, ayağın titreyecek, birbirine girecek. Konsantre olamayacak, midende bir taş varmış gibi ağır hissedecek, sanki az önce yememiş gibi doymak bilemeyeceksin. Her gün olan bu veya bunlardan birileri, birkaçı.

Yiyince oh deyip enerjiyle dolup hayata akmaya hazır hissedemiyor musun?

 

indir (2)

O halde kendine neyin iyi geldiğinin farkına varman için biraz daha farkında olman gerek. Yediğin her ilk lokmadan sonra birkaç dakika dur ve hissetmeye çalış. Yediklerin bitince birkaç dakika daha dur ve vücudunda neler oluyor, gezin. Bir gece uyu, uyan neler hissettin odaklan. İyi gelenler menünde kalsın, gelmeyenleri yavaş yavaş gönder. İçine sinenler, içine sinsin izin ver.

Afiyetler!