Günlük Stres ve Gerginlik İçin Gevşeme Egzersizleri

 

Stres altındayken vücudunuzdaki heyecanı hissedemezsiniz. Kasların ilerleyici gevşemesi sırasında nabız basıncı, kan basıncı, solunum hızı ve terleme hızı azalır. Derin kas gevşemesi psikolojik gerginliği azalır. Kas gerginliğinin azalması sonucunda ; endişe, uykusuzluk, depresyon, halsizlik, irritabl kolon sendromu, kas spazmları, boyun ve sırt ağrısı, yüksek kas basıncı,hafif korkular ve kekemeliğe karşı mükemmel sonuçlar alınmıştır. 1-2 hafta boyunca uygulanır. Günde 2 kez 15 dakika uygulanır.

Bir çok insan kronik gerginliğin hangi kötü grubu etkilediğini tam olarak bilemez. Progressif reaksiyon; hangi kas grupları ve kasların hangi bölümlerinin gerginleştiğini hissetmenizi, ayırt etmenizi ve ayrıca derin kas gevşemesini sağlar. 4 ana kas grubu vardır:

1) Eller, önkol ve pazu kası.

2) Baş, yüz, boğaz ve mimik kasları: alın, yanak, burun, gözler, çene,dudaklar, dil ve boyunda kas gerilimini içerir. Vücudumuzun stres merkezi veen önemli kaslar buradadır. (Dikkat edin)

3) Göğüs, karın, sırtın alt kısmı.

4) Kalça ve ayaklar.

İlerleyici gevşeme metodu uygularken düz bir şekilde uzanabilirsiniz veya bir iskemlede başınızı destekleyerek oturabilirsiniz. Her kas ve kas grubu 5-7 dakika gergin tutup sonra 20-30 dakika gevşetebilirsiniz. Bu uygulama en az 1 kere tekrarlanmalıdır. Eğer hele gergin olan bölge mevcutsa, bu durumda 5 kereden fazla tekrar yapabilirsiniz. Gergin durmadığınız zaman aşağıdaki reaksiyon yöntemlerini kullanabilirsiniz. Haydi gerginlikten uzağa gidelim…- Kendimi sakin ve dinlenmiş hissediyorum. – Kaslarınız sakinleşsin ve gevşesin.- Haydi gerginliği eriterek uzaklaştıralım.            Şu uygulamayı hatırladığınız anda çalıştırmak için bir kere yapmanız yetecektir. Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi (uygulayacağınız) kas grubu üzerinde odaklayın.

İlerleyici kas gevşemesinin programı 2 bölüme ayrılır:      Birinci bölümde; pratik yaparken kayıt kullanabilirsiniz ve hangi kaslarınız da gerginlik varsa onlar üzerinde çalışmaya  alıştırma yapabilirsiniz.       İkinci bölümde; spontan gelişme ve gevşeme periyodunuzu kısa bir sürede uygulayacaksınız ve bir seferde derin kas gevşemesi oluşturacaksınız.

Rahat bir pozisyon alın ve gevşeyin. Şimdi sağ yumruğunuzu sıkın, daha güçlü ve daha da güçlü şekilde sıkın, ne kadar gerginlik oluşturabiliyorsanız, bütün gücünüzle sıkın. Yumruğunuzu sıkılı şekilde bütün ve gerginliğin yumruğunuzda dibinden ve ön kolunuzda oluştuğuna dikkat edin. Şimdi gevşeyin. Bu uygulamayı farklı hissedinceye kadar tekrar edin.Daha sonra bu uygulamayı sol yumruğunuzla tekrarlayın ve daha sonra her iki elinizle birden tekrarlayınız. Şimdi kol (biseps) kasınızı gerin ve dirseklerinizi kıvırın,olabildiğince gerginlik oluşturun ve oluşan bu gerginliği  hissetmek için bütün dikkatinizi verin. Gevşeyin ve kollarınızı düzeltin. Haydi gevşemeye gidelim ve farklı hissedelim. Bu uygulama başarılı oluncaya kadar en az bir kere tekrarlayın.  Şimdi dikkatinizi başınıza döndürün ve alnınızı kırıştırarak gerginlik oluşturun. Şimdi gevşeyin ve sakinleşin. Haydi kendi kendinize  hayal kurun ve alnınızla birlikte saçlarınızın sakinleştiğini ve gevşediğini düşünün. Şimdi kaşlarınızı çatın ve alnınızın bütün boyunca (tamamiyle) gerildiğini hissedin. Haydi gidelim… alnınızın gevşemesine ve sakinleşmenize izin verin. Şimdi gözlerinizi kapatın ve onları yarı kapalı olarak gerin, gerginliği arayın. Gözlerinizi gevşetin. Tekrar yavaşça ve rahatlıkla yaşayın. Şimdi çenenizi sıkın ve sızlayıncaya kadar sıkın. Bütün çeneniz boyunca olan gerginliği hissedin. Çenenizi gevşetin. Çeneniz gevşediği zaman ağız ve dudaklarınız pratiğe iştirak edecektir. Şimdi kendi kendimize gerilmiş ve gevşeme arasındaki farkı değerlendirelim. Dilinize ağzınızın tepesinin (damağınızın) aleyhine baskı yapın. Ağzınızın arka tarafındaki ağrıyı hissedin. Gevşeyin, şimdi baskı (pres)  yapın dudaklarınıza “O” harfi çıkartacak şekli verin. Dudaklarınızı gevşetin.Alnınız, saçlarınız (ve saçlı deriniz) gözleriniz, çeneniz, diliniz ve dudaklarınızın gevşediğine dikkat edin. Başınızın arka tarafına baskı yapın, rahatlatın ve boynundaki gerginliği hissedin. Başınızı sağa çevirin ve stresin yerinin değiştiğini hissedin, sonrada sola döndürün başınızı düzeltin ve öne doğru getirin,çenenizi göğsünüze bastırın. Boynunuzun arkası ve boğazınızdaki gerginliği hissedin. Gevşeyin başınızı rahat pozisyona dönmesine izin verin. Gevşemeyi derinleştirelim. Şimdi omuzlarınızı silkin, başınızı omuzlarınızın arasına sokarak aşağı doğru eğin ve kamburunuzu çıkarın, gerilin, omuzlarınızı gevşetin, sırtınızdan aşağıya doğru gevşemenin yayıldığını hissedin.Boynunuz, boğazınız ve omuzlarınız tamamen gevşesin daha derin ve daha da derin gevşesin.        Vücudunuza gevşemesi için bir şans verin. Rahat ve gevşek hissedin.Şimdi nefes alın ve ciğerleriniz tamamen havayla dolsun. Nefesinizi tutun,gerginliğe dikkat edin. Şimdi nefesinizi verin ve göğsünüzün söndüğünün ve ıslık sesiyle nefesimiz dışarı çıksın. Gevşemeye devam edin ve yavaş ve serbestçe nefes alın. Bir kaç kere bunu tekrarlayın ve gerginliğin vücudumuzdan nefes verirken çıktığına dikkat edin. Daha sonra karnınızı gerin ve öyle tutun. Gerginliği hissedin, sonra gevşeyin. Şimdi elinizi karnınızın üzerine koyun, derin bir nefes alın ve nefesiniz karnınızı kaldırsın ve bunu hissedin. Öylece tutun ve gevşeyin. Şimdi gerginlik oluşturmadan sırtınızı yay gibi bükün vücudunuzu dinlendirin ve mümkün olduğu kadar gevşetin. Sırtınızın alt kısmında gerginliğinizi odaklayın ve şimdi gevşeyin, daha derin daha da derin gevşeyin.Şimdi kalçanızı ve bacaklarınızı gerin, kalçanızı bükün ve olabildiğince sert şekilde bacaklarınızı topuklarınıza baskı yapacak şekilde tutun. Gevşeyin ve farklı hissedin. Şimdi ayaklarınızı yüzünüze doğru bükerek yaklaştırın. Tekrar gevşeyin. Vücudunuzun alt kısmı boyunca ağırlık hissedin ve derin gevşeme oluşturun. Ayaklarınızı, ayak bileklerinizi,bacaklarınızı, dizlerinizi, uyluklarınızı ve kalçalarınızı gevşetin. Şimdi gevşemenin karnınıza, sırtınızın alt kısmına ve göğsünüze yayılmasını sağlayın. Haydi daha fazla ve daha da fazla gevşemeye doğru gidelim.Omuzlarınızda, kollarınızda ve elinizde gevşemenin derinleşmesini sağlayacak denemeler yapın. Derine ve daha derine gidin. Serbest bırakmaya dikkat edin,salıverin, boynunuz ve çeneniz ve tüm yüzünüzün kaslarını gevşetin.

HIZLI UYGULAMA ŞEKLİ

Aşağıdaki uygulama derin kas gevşemesinin hızlı bir şekilde yapılması içindir. Bütün kas grupları aynı anda gerilecek ve sonra gevşeyecektir. Bundan önce her prosedürü en az bir kez tekrarlayın ve her bir kas grubu için 5-7 dakika gerginlik, 20-30 dakika gevşeme süresi ayırın. Gerginlik ve gevşeme arasında ki farka dikkat etmeyi hatırlayın.

1) Yumruğunuzu bükün, ön kol ve üst kolunuzu gerin. Gevşeyin.  2) Alnınızı kırıştırın. Aynı zamanda başınızı sırtınızdan olabildiğine uzağa alacak şekilde baskı yapın  ve saat yönünde ve ters yönde döndürün.Şimdi alnınızı kaldırın ve yüzünüzü bir buruşuk cevize benzetin; Kaşlarınızı çatın, gözlerinizi şaşı yaparak yarı kapatın, dudaklarınızı büzün, dilinizi ağzınızın tepesine doğru bastırın ve omuzlarınızı kamburlaştırın ve ardından olabildiğince gevşeyin.      3) Sırtınızı yay gibi bükün ve göğsünüze doğru derin bir nefes alın tutun ve gevşeyin. Derin bir nefes alın ve karnınıza baskı yapın. Tutun ve gevşeyin.      4) ayaklarınızı bükerek yüzünüze doğru yaklaştırın Bu şekilde tutun ve gevşeyin. Ayaklarınızı bükün ve aynı anda kalça ve ayaklarınızı gerin.Gevşeyin.

ÖZEL DURUMLAR       1) Eğer temel prosedürü içeren bir kaset hazırlarsanız bu sizin gevşeme programını uygulamanızı kolaylaştırır. Her bir prosedürü hatırlayın ve daha sonraki kas ve kas gruplarına gitmeden önce gerilme ve gevşeme deneyimlerine izin verin.      2) Bir çok insanda başarı sınırlıdır. Derin kas gevşetme durumunda bu daha belirgindir. Ancak sebep yalnızca pratik meselesidir. Halbuki 20 dakikalık kısmı gevşeme ile başlanırsa sonuçta bütün vücudun gevşemesi için bir kaç dakika yeterli olabilir.      3) Başlangıçta, bazen bütün kas gruplarının gevşemesi düşünülebilir.Fakat buna rağmen kas ve kas grupları kısmi olarak gevşer. Kesin olarak söylenebilir ki kasların tellerinin bir kısmı hala kasılıdır. Bu kas tellerinin gevşemesi istediğiniz duygusal etkiler ile olmaktadır. Gevşeme fazı sırasında kendi kendinize sunu söyleyerek yardımcı olabilirsiniz: “daha fazla ve daha da fazlaya doğru gidelim…”      4) Dikkatinizi boyun ve sırtınıza getirin. Aşırı gerginlik kas veya omurgada zarar oluşturabilir. Hatta ayak ve parmaklarınızdaki aşırı gerginliğe dikkat edin. sonuçta kas krampları olabilir. İN!

 

GEVŞEDİKÇE ESNEYİN, ESNEDİKÇE GEVŞEYiN!

 

Yoga ve Kilo Kontrolü

 

Yoga yaşama geçirildiğinde, beden daha esnek ve güçlü, zihin berrak, duygular dengeli bir hal aldığı için fiziksel, mental ve duygusal istikrar ve güven oluşur. Beden-zihin diyalogunun artması ile birey bedeninin ihtiyaçları konusunda farkındalık kazanmaya başlar. Bu farkındalık bedenden zihne, zihinden psikolojiye yayılır. Yoga sayesinde kazanılan bedensel farkındalık bireyin ‘’yeterince’’ kavramını özümsemesini ve kendini zihinsel, bedensel ve ruhsal anlamda doyuma götürecek besinleri aramasına, seçmesine ve de yemesine yönlendirir. Bireyin kendini doğru anlamda tatmin etmesini yeterince doyum sağlamış olmasını amaçlar.

Doğru solunum, dengeli sinir sistemi, gevşeme, mide fonksiyonlarının düzene girmesi, sindirim sisteminin doğru çalışması, duygusal rahatlama, yaşamdan gerçekten zevk alma sayesinde birey doğal ve kendi kendini düzenleyen bir beslenme alışkanlığına kavuşur. Aynı zamanda yoga doğru nefes alma tekniklerini öğretirken bu da vücuda sağlıklı oksijen girmesini sağlar. Doğru oksijen demek de yağ yakımıdır. Beden duruşları ve nefes egzersizleri sayesinde öfke duygusu yerini gevşemeye bırakırken, yavaşlayan endokrin sistem sayesinde yeme krizleri de çözülür. Artan beden farkındalığı kişinin doğru ve sağlıklı bir beden imgesi geliştirmesini destekler. Dolayısıyla iştah kontrol altında tutulur. Diğer yandan sağlıklı beden imgesiyle kendine güven ve özsaygı da artar. Bu döngü yogayla kazanılan yaşam düzeninin devamını sağlayan esas noktadır.

Yoga, bir grup egzersiz gibi gözükse de içerdiği teknikler sayesinde kilo kontrolünde tutarlı, istikrarlı ve emin adımlarla ilerlemede bilinen en iyi yollardan biridir. Meditasyon çalışmaları sayesinde yemekle ilişkiyi mental olarak da yeniden düzenlemeyi sağlarken; diğer yandan bilinçdışı mesajların da yönetilmesini sağlar. Beden ve zihni yavaşlattığı için yeme temposunu da düşürür. Yoga kilo vermek için bir yaşam stiline dönüştüğü takdirde etkili bir araçtır. Yogik beslenme anlayışıyla bir arada düzenli yoga yapmak ideal kiloya ulaşmak ve zihin, beden,ruh dengesinin istikrarını sağlar. Bu istikrarla kişi kendini doğru beslemeyi öğrenir, yemekle olan ilişkisini günceller. Yoga felsefesi, içimize aldığımız besinleri seçerken en doğalını, en az işlenmişini, en az zararlı olanını seçmemiz gerektiği üzerinde önemle durur. Diğer yandan yemekleri sevgiyle yapmaya da ayrıca vurgu yapar.

Yoganın bütüncül perspektifi kilo kontrolünde de en belirgin dönemeçtir, yogayı hayatınıza dahil ettiğinizde değişen yalnızca kilonuz olmayacaktır, yeme stilinizden, yemek seçiminize kadar her şeyin doğaya-doğala dönüşüne inanamayacaksınız.

İlişkim Çelişki mi?

Sevgi dolu bir ilişki kurmak, yetişkin olarak yalnızlıkla başetme yolumuzdur. Anneyle o ilk yakın simbiyotik ilişkinin izleri hafızamızda her zaman kalacağından, ilişki kurma ve yakınlık arzusu en temel arzumuz olarak baki kalacaktır. Öncelik anneden aldığımız kendilik(self) ile kendini sevmek dediğimiz yoldan geçebilmektir. Bunun için ötekine gösterdiğimiz parçamızla kendimizi bildiğimiz parçamızın bütünleşik bir hal alması esastır. Kendini sürekli, tatmin edici ve karşılıklı biçimde sevebilen kişi sevme kapasitesine sahiptir ve bunu ilişkilerinde de ortaya koyabilir. Sevilen kişiyi iyi ve kötü özellikle birlikte algılayabilme, yalnız kalabilme ve bir başkasına sahte olmayan bir ilgi gösterebilme kapasitesi, anksiyete ve depresyonu tolere edebilme, yutulma ve terkedilme korkusu olmadan kendini bir başkasına duygusal olarak adayabilme kapasitesi özellikle gereklidir.

Sonrası AşK!

images (10)

Aşık olmak bir diğerinin gerçek kendiliğini sevmek, tasdik etmek ve desteklemek, diğerini gerçek kendiliğini canlandırması, dışa vurması ve geliştirmesi için cesaretlendirmeye çalışmaktır. Bazen aşk patolojidir.

  • Mükemmeli ararsın. Olmadığını fark ettiğinde hayal kırıklığın tavan yapar. İlişkiden kaçarsın.
  • Gözünde aşırı büyütür göklere çıkarır sonra yerin dibine sokarsın. Çünkü sevgilini bir yandan ödüllendirici ve tatmin edici, diğer yandan geriye çekilen ve hayal kırıklığına uğratan olarak iki yönlü görmektesindir. Hataları ve meziyetleri aynı anda barındıran birisi olarak göremezsin. Yanında olmadığında sanki sevgilinden mahrum edilmiş duygusunu, terk edilme, sevgilinin gerçekten yok olduğu veya bir daha gelmeyeceği korkularını yaşarsın.
  • Bir adım ileri iki adım geri bir ilişkidesindir. Şimdi biz neyiz, sonra biz ne olacağız deyip durursun, belirsiz ilişkiyi oldurtma çabanı perçinler. Çok yakınlaşırsan simbiyotik bir girdaba çekilme duyguların yoğunlaşır. Çok uzaklaşırsan bu kez terk edilme kaygın karşına dikilir.
  • Soğuk , bencil, hep meşgul olanı seçip yakınlık kuramamaktan yakınırken aslında ilişkide saklananın sen olduğunu bilemezsin.
  • Güvenli olanı seçmiş ilk aşkınla evlenmişsindir. Her şeyiyle bildiğin büyürken sana eşlik eden ama büyüdükçe farklılaştığın aranızdaki mesafenin arttığı ,diyalogun azaldığı ve birbirinizi kalıpların dışında göremediğiniz.
  • Başka bir şehirde yaşayan, çok yoğun çalışan ya da evli biriyle birlikteysen yine ilişki de değil aslında çelişkidesindir. Kaçtığın bir ilişkinin derinliği , sıcaklığı, bağlılığı, adanmışlığıdır.
  • Seksle başlayan ya da erken dönemde seksin yaşantılandığı bir ilişki yaşıyorsan ilişkinin oluşabilmesi için gereken flört safhasını pas geçtiğin için gerçek bir ilişki oluşamaz, bilgiye ve anlamaya dayalı dürüst bir bağlanma için önemli olan pozitif ve negatif yanlarını inceleyip bulamazsın.
  • Cinsel aşk arayışı ile ilişkiyi birbirine karıştırabilirsin. İlişkilerin başlangıcında , bilinmeyenlerin çokluğu cinselliği de kuvvetlendirir, bütün heyecan verici fantaziler için geniş bir alan yaratır. Birbirimizi tanıdıkça heyecan azalır ve ilişki fantaziden gerçeğe döner. Bu da cinsel arzu da başlangıca göre bir düşüş yaratır. Her yeni ilişkide aradığın aslında budur. Yani sürekli partner değiştirmek anlık bir çözümdür.
  • Seni aldattığını bildiğin halde ilişkiye devam edersin. Yeniden korkarsın. Bildiğin yol en doğru yoldur,varsayarsın.
  • Bir değil birden fazla ilişkide kendini arar, medcezir yaşar; eski aşkınla yeni aşkın arasında sonu gelmeyen kıyas kabul etmeyen çabalara girişirsin.
  • Sevgi ilişkisi olmayan biriyle olur, sonra evlilik ideanı gerçekleştirmesi için ona da hayal kırıklıklarından birini verirsin.
  • Yüksek standartlarla ilişkin ikili ilişkinin önüne geçtiği için para, statü, şan, şöhret vs. için Mış gibi yaptığın ilişkiler içine girersin.
  • Büyümekten korkarsın, evlilik zor gelir, çocuk yapmak kaygı verir; yürümekten hiç korkmazken…
  • Birlikte olur ama diğerlerine hoş gözüken bir çift olmanın, biz hiç kavga etmeyiz modelinde olmanın verdiği hazzı bırakamadığın için ayrılamazsın.

Sonuçta tüm bu çelişkiler içindeysen bu ilişkinizin ‘’yarası yarasına denk ‘’modelinde olduğunu, birbirinizin patolojilerinde varolduğunuzu gösterir. Ve eninde sonunda hayat iyileştirir, zaman kıymetliyse terapi iyileştirir, farkındalık düzenler ve aşk tazeler. Akış senin…

 

PANİK BOZUKLUĞU VE PANİK ATAK

PANİK BOZUKLUĞU VE PANİK ATAK

Beklenmedik bir anda ve kendiliğinden ortaya çıkan panik nöbetleriyle seyreden bir hastalıktır. Psikolojik yönden yoğun duyguların neden olduğu, beklenmedik bir anda kendiliğinden birdenbire ortaya çıkan, kişide korku ve huzursuzluk yaratan “panik nöbetleri”yle seyreder. Kişinin yaşadığı yoğun anksiyete ve özellikle “tehlikede olduğu” yaşantısı hastalığın psikolojik görünümünü oluşturur ve kişinin o ortamdan kaçmasına ya da kaçınmasına neden olur.

indir (2)

Kişi genellikle ilk panik atağı geçirdiği ortama bir daha girmemeye çalışır, çünkü o ortamın yeni atakların oluşmasına neden olabileceğini düşünür. Ancak bu kaçınma davranışı zamanla kişinin sosyal yaşamını kısıtlar, sonuçta evinden çıkamamasına hatta evinde bile yalnız kalamamasına yol açar. Bu durumda artık “agorafobiyle birlikte panik bozukluğu” halini alabilir.

Panik atak yaşayanlarda, çarpıntı, soluğun kesilmesi, yeterince soluk alamama ve hava açlığı duygusu, nefes darlığı, boğuluyor gibi olma, boğazda tıkanma hissi, yutkunamama, baş dönmesi, çevredeki nesnelerin bulanık ya da yüzer gibi hareket ediyormuş şeklinde algılanması, bayılacak gibi olma, titreme, sarsılma, terleme, bulantı, mide ve karın içinde kıpırtı, karın ağrısı, uyuşma, istirahat durumunda da gelebilen, egzersizle ilişkisi olmayan ve daha çok sol kola, omuza ve koltuk altına yayılan birkaç saniye süreli, yineleyen göğüs ağrısı, uyuşma, karıncalanma, ateş basması, ürperme, tüylerin diken diken olması, zihin bulanıklığı gibi bedensel belirtiler ortaya çıkar. Tüm bunlar kişideki uyarılmışlık halini artırdığından hasta tüm antenlerini kendine çevirip kendini izlemeye varmadığı önemsiz değişiklikleri bile hisseder, hem de  bunların hissedilmesi, uyarılmışlık halini daha da artırır. Özetle artık kısır bir döngü içine girmiştir ve gelecekte de benzer atakları geçirebileceği endişesiyle korkulu bir bekleyiş içindedir (Prof. Dr. Erdal IŞIK, Nevrozlar, Ankara, 1996)

 

DSM-IV PANİK ATAĞI TANI ÖLÇÜTLERİ

Aşağıdaki belirtilerden en az dördünün (ya da daha fazlasının), ani olarak başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı, yoğun bir korku ya da rahatsızlık döneminin olması:

  • Çarpıntı, kalp atımarının ya da kalp atım hızında artma olması
  • Terleme
  • Titreme
  • Nefes darlığı ya da boğulma hissi
  • Soluk kesilmesi
  • Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
  • Bulantı ya da karın ağrısı
  • Baş dönmesi, dengesizlik ve sersemlik hissi ya da bayılacakmış gibi olma
  • Derealizasyon (gerçeklik dışı duyguları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma duyguları)
  • Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
  • Ölüm korkusu
  • Paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma hissi)
  • Üşüme ya da ateş basmalar

 

Panik bozukluğu ve panik atak tanısı almış hastaların durumları değerlendirildikten sonra yoğun psikoterapi sürecinde, ilk hedef olarak danışandaki panik atak nöbetlerini kaldırmaya yönelik seanslar düzenlenmelidir. Hedeflerden bir diğeri ise hastanın tanısına eşlik eden herhangi bir psikiyatrik durumun eşlik edip etmediğinin araştırılmasıdır. Semptomları düzenlemede ilaç tedavisi işlev kaybının geri kazandırılmasında önemli bir fayda sağlar.

Hipnoterapi :Bu yöntemi daha çok panik bozukluğu ve panik atak hastalarında relaksasyon (rahatlama) amaçlı olarak uzmanlar tarafından kullanılmaktadır. Kişinin kendisini daha rahat, daha huzurlu hissetmesine yönelik telkinler verilerek sosyal hayatına devam etmesi amaçlanmaktadır.

Nefes Terapisi: Bu yöntemle panik bozukluğu ve panik atak hastalarına nefeslerini doğru kullanmaları yönünde eğitim verilerek, daha sakin ve daha etkin sakinleşme sağlamak için belli teknikler öğretilmektedir.

Yoga &Meditasyon: Ruhsal&bedensel ve zihinsel enerjiyi dengelemede ve panik duygusuyla başetmede etkinliği kanıtlanmıştır.

  Sonuç olarak, panik bozukluk/panik atak uzun süreli ve çok boyutlu üzerinde durulması gereken, kişinin rutin hayatını sekteye uğratan bir sorundur.