Sexting

Yeni bir akım daha- Sexting- , yani mesajla flört halini seksüel fantazi boyutuna taşıma halinin ta kendisi.Romantik bir akşam yemeği, harika seçilmiş bir hediye ya da bir haftasonu kaçamağı kadar özen gerektirmeyen; spontan bir gelişiveren bir yol aslında. Zamansızlık sorunununa kısa bir yol atamak gibi.

images (8)

Sexting deyince seksi çağrıştıran her türlü yazılı içerik, foto ve niyet içeren her şeyi kapsar. Kişisel erotizmin keşif süreci doğrultusunda gelişen süreçte amaç ihtiyaç ve arzuların ortaya dökülmesi, prova edilmesi ve adeta mental bir antrenman yapılır. Aynı yatakta olduğunuzdaysa artık tek bir söz dahi söylemenize gerek kalmadan birbirinizin en derin fantazilerini bile bilmenin verdiği rahatlıkla yakınlık duygusu gelişir.

Yüzyüze iletişimde kendini dışavurmakta zorlanan kişiler için, yeni başlayan ilişkiler için, soğumuş flörtlere oyun eklemek için, ilişkiye yeni boyut kazandırmak için, azıcık yaramazlık yapmak ya da sadece denemek için bile olsa herkes için bir anlam içerebilir. Diğer yandan çalışmalar sexting ‘in sadakati de beslediği yönünde bir nevi yemeğin altını sıcak tutmak gibi, sürekli yakınlık ve erotizmle beslenen ilişki gündelik rutinin bozucu etkisinden de sakınılmış oluyor.

Sextingde bazı küçük ayrıntılara hassasiyet göstermeniz büyük önem arzetmekte. Gelelim bu noktalara:

*Prematüre heyecan vermeyin. Yapabileceklerinizi vaadedin. En azından yakınından geçmeye çalışın.

*Seksüel ayrıntıları vurgulayın. İyi sexting yapmak iyi ilişki kurabilmekle doğru orantılıdır, yavaş ve özenli, sıcak ve şefkatli olun.

*Kötü sexting deneyimi genellikle aceleci,bir an evvel amacına ulaşmak isteyen kişiler arasında yaşanıyor. Örneğin ilk yazışmada hemen bir cinsel organ fotosu yollamak genellikle çok itici bulunuyor. Unutmayın bu da bir ilişki formülasyonu.

*Hiç tanımadığınız biriyle sexting yapıyorsanız asla yüzünüzü paylaşmayın, sosyal medya da içerik paylaşımlarının nerelere vardığını ve bunun yayılmasının ne kadar hızlı olabileceğini unutmayın.

images (10)

*Çocuklarınızı ve ergenleri fotograf çeken telefonları kullanmaktan koruyun. Bir çok çocuk ve ergenin farkında olmadan bu anlamda kötüye kullanıma maruz kalabileceğini asla unutmayın.

*Sınırlarınızı bilin. Nerede durmak ve durdurmak istediğinizi dile getirin.

*Benden soğudu, beni istemiyor, beni beğenmiyor gibi negatiflerde boğulmak yerine flört etmeyi ilişkinizi yeniden ateşlemeyi deneyin.

İlişkiyi düzenleyen bir yol olarak kullandığınız sürece sexting ritüelinin size iyi gelebileceğini bilin.

 

İlişkim Çelişki mi?

Sevgi dolu bir ilişki kurmak, yetişkin olarak yalnızlıkla başetme yolumuzdur. Anneyle o ilk yakın simbiyotik ilişkinin izleri hafızamızda her zaman kalacağından, ilişki kurma ve yakınlık arzusu en temel arzumuz olarak baki kalacaktır. Öncelik anneden aldığımız kendilik(self) ile kendini sevmek dediğimiz yoldan geçebilmektir. Bunun için ötekine gösterdiğimiz parçamızla kendimizi bildiğimiz parçamızın bütünleşik bir hal alması esastır. Kendini sürekli, tatmin edici ve karşılıklı biçimde sevebilen kişi sevme kapasitesine sahiptir ve bunu ilişkilerinde de ortaya koyabilir. Sevilen kişiyi iyi ve kötü özellikle birlikte algılayabilme, yalnız kalabilme ve bir başkasına sahte olmayan bir ilgi gösterebilme kapasitesi, anksiyete ve depresyonu tolere edebilme, yutulma ve terkedilme korkusu olmadan kendini bir başkasına duygusal olarak adayabilme kapasitesi özellikle gereklidir.

Sonrası AşK!

images (10)

Aşık olmak bir diğerinin gerçek kendiliğini sevmek, tasdik etmek ve desteklemek, diğerini gerçek kendiliğini canlandırması, dışa vurması ve geliştirmesi için cesaretlendirmeye çalışmaktır. Bazen aşk patolojidir.

  • Mükemmeli ararsın. Olmadığını fark ettiğinde hayal kırıklığın tavan yapar. İlişkiden kaçarsın.
  • Gözünde aşırı büyütür göklere çıkarır sonra yerin dibine sokarsın. Çünkü sevgilini bir yandan ödüllendirici ve tatmin edici, diğer yandan geriye çekilen ve hayal kırıklığına uğratan olarak iki yönlü görmektesindir. Hataları ve meziyetleri aynı anda barındıran birisi olarak göremezsin. Yanında olmadığında sanki sevgilinden mahrum edilmiş duygusunu, terk edilme, sevgilinin gerçekten yok olduğu veya bir daha gelmeyeceği korkularını yaşarsın.
  • Bir adım ileri iki adım geri bir ilişkidesindir. Şimdi biz neyiz, sonra biz ne olacağız deyip durursun, belirsiz ilişkiyi oldurtma çabanı perçinler. Çok yakınlaşırsan simbiyotik bir girdaba çekilme duyguların yoğunlaşır. Çok uzaklaşırsan bu kez terk edilme kaygın karşına dikilir.
  • Soğuk , bencil, hep meşgul olanı seçip yakınlık kuramamaktan yakınırken aslında ilişkide saklananın sen olduğunu bilemezsin.
  • Güvenli olanı seçmiş ilk aşkınla evlenmişsindir. Her şeyiyle bildiğin büyürken sana eşlik eden ama büyüdükçe farklılaştığın aranızdaki mesafenin arttığı ,diyalogun azaldığı ve birbirinizi kalıpların dışında göremediğiniz.
  • Başka bir şehirde yaşayan, çok yoğun çalışan ya da evli biriyle birlikteysen yine ilişki de değil aslında çelişkidesindir. Kaçtığın bir ilişkinin derinliği , sıcaklığı, bağlılığı, adanmışlığıdır.
  • Seksle başlayan ya da erken dönemde seksin yaşantılandığı bir ilişki yaşıyorsan ilişkinin oluşabilmesi için gereken flört safhasını pas geçtiğin için gerçek bir ilişki oluşamaz, bilgiye ve anlamaya dayalı dürüst bir bağlanma için önemli olan pozitif ve negatif yanlarını inceleyip bulamazsın.
  • Cinsel aşk arayışı ile ilişkiyi birbirine karıştırabilirsin. İlişkilerin başlangıcında , bilinmeyenlerin çokluğu cinselliği de kuvvetlendirir, bütün heyecan verici fantaziler için geniş bir alan yaratır. Birbirimizi tanıdıkça heyecan azalır ve ilişki fantaziden gerçeğe döner. Bu da cinsel arzu da başlangıca göre bir düşüş yaratır. Her yeni ilişkide aradığın aslında budur. Yani sürekli partner değiştirmek anlık bir çözümdür.
  • Seni aldattığını bildiğin halde ilişkiye devam edersin. Yeniden korkarsın. Bildiğin yol en doğru yoldur,varsayarsın.
  • Bir değil birden fazla ilişkide kendini arar, medcezir yaşar; eski aşkınla yeni aşkın arasında sonu gelmeyen kıyas kabul etmeyen çabalara girişirsin.
  • Sevgi ilişkisi olmayan biriyle olur, sonra evlilik ideanı gerçekleştirmesi için ona da hayal kırıklıklarından birini verirsin.
  • Yüksek standartlarla ilişkin ikili ilişkinin önüne geçtiği için para, statü, şan, şöhret vs. için Mış gibi yaptığın ilişkiler içine girersin.
  • Büyümekten korkarsın, evlilik zor gelir, çocuk yapmak kaygı verir; yürümekten hiç korkmazken…
  • Birlikte olur ama diğerlerine hoş gözüken bir çift olmanın, biz hiç kavga etmeyiz modelinde olmanın verdiği hazzı bırakamadığın için ayrılamazsın.

Sonuçta tüm bu çelişkiler içindeysen bu ilişkinizin ‘’yarası yarasına denk ‘’modelinde olduğunu, birbirinizin patolojilerinde varolduğunuzu gösterir. Ve eninde sonunda hayat iyileştirir, zaman kıymetliyse terapi iyileştirir, farkındalık düzenler ve aşk tazeler. Akış senin…

 

Psikoterapi Ne Değildir?

psych

Psikoterapi her zaman ti’ye alınan, karikatürlerde ve caps’lerde üzerinde sıkça durulan biraz da merak uyandıran bir süreçtir. Genellikle çöz beni, iyileştir beni şeklinde gelinir. Kimi zamanda aman sakın çözme beni , zor kişiyim ben beni çözmezsin bugüne kadar kimse beni çözemedi durumuna da rastlanır.

*Psikoterapi bir kere gelinen ve hemen kişide çözülme yaratan bir süreç değildir. Terapist herkesi çözebilen her yaptığını anında anlayabilen bir varlık hiç değildir.Yalanı anında yakalayan biridir önermesi de yanlıştır, her zaman değil, sonuçta insandır ve gelen herkes modası geçen klasik beden dili hareketlerini yapmamayı zaten çoktan öğrenmiştir.

*Sen neyi terapiye getirirsen terapide onun üzerinden çalışılır. Yani terapist sorduğun adresi gösterir, tüm haritayı sana açıklamaz.

*Bilindiği gibi oturduğun yerden para kazanma tekniği değildir. Psikoterapinin terapistinin oturmadığı teknikleri de vardır; bakınız Psikodrama.

*Terapist senin bilgilerini gizli tutar, bilgilerin tehlikede değildir, güvendedir.

* Psikoterapi hemen iyi gelen bir uygulama değildir, genellikle araştırmalara ve deneyimlerime göre terapiye başlamak bir iyilik hali sağlarken 2-3. seans gibi iyilik halinde bir azalma ,5-6 .seans gibi yeniden bir artış ve esas fayda sağlanmaya başlar.

*Psikoterapi sürekli danışanın konuştuğu terapistin dinleyip yalnızca not aldığı sonra da olur öyle dediği bir süreç değildir. Psikoterapist aktif dinler, yani gerektiğinde soru sorar, yorumlamadan analiz eder ve danışana böylece rehberlik eder.

*Psikoterapi sihirli bir değnek etkisi yaratmaz, psikologlardan büyücü performansı beklemek olağandışıdır. Yıllarca, yaşadıkça üst üste biriken sıkıntıları çözmek için zaman ve psikoterapi birlikte çalışır.

*Psikoterapi fal seansı gibi değildir, bak bana şunu yazmış ben şimdi ne yazıyım tarzı sosyal medya danışmanlığı psikoterapinin kapsamı dışındadır.

*Psikoterapi ne zaman doldu güle güle denen bir süreç, ne de durun daha karpuz kesecektik denen bir süreçtir. Her seansın gündemi tamamlanır, psikoterapist oturumu yönetir ve böylelikle danışana insan ilişkilerinde sınır koymayı da pratik  ettirmiş olur.

*Psikoterapi odası laboratuar gibidir, danışan dışarıya çıktığında hayata katılıp adeta deneydekileri gerçeğe dönüştürür.

*Psikoterapi ikili ilişkiyi prova etmenin yoludur, terapist bazen anne, bazen baba, bazen eski sevgili olur. Yüklerini nasıl boşalttığını, nasıl dağıldığını , nasıl toparlandığını gözlemler ve kendini yeniden karşılamadan başa çıkma yollarını düzenler.

*Psikoterapi kendine yaptığın bir yolculuktur, ötekinin-terapistin aynasında kendini görürsün. Terapist aynayı nasıl tutacağını bilendir, ne şişman, ne çirkin, ne de dev gibi gösterir onun tutuşu; sen gibi tutar seni sana gösterir.

*Herkes herkese iyi gelmez, iyi gelmeyen psikoterapi değildir; hazır olmadığında gidersen terapist-öteki kötüdür, suçludur, seni iyileştirememiştir. Zamanında gidersen aynanın önündeki örtüyü çekebilirsin. Hazırsan iyi gelir, hazırlayabilen olursa yine iyi gelir, insanın kendisiyle tanışması eninde sonunda iyi gelir.

*Psikoterapi yoldur, sana özgü , sokaklarını senin bildiğin dolaşmak istersen terapistin de ışık tutar sana; yok istemezsen durur öylece. Psikoterapi birinin senin adına karar verdiği , seni bir karara yönlendirdiği bir yol değildir.

*Psikoterapi kimi günler zordur, zorlar, dağıtır, hırçınlaştırır ama sonunda fırtına diner ve içsel sakinlik senin olur.

 

 

Anaç Kadın mı, Dişi mi Olsun?

Ashton Kutcher-Demi Moore ayrılığına hiç mi hiç şaşırmadım. Artık Demi’nin Ashton ‘un hayatındaki fonksiyonu son buldu, onun artık bir anneye değil sevgiliye ihtiyacı var. Demi Moore kadar dişi bir kadın niye anne olarak algılansın ki diyorsunuz, ama nihayetinde ondan yaşça fazlasıyla büyük olması bile anne konumunda algılanması için yeterli sayılır. Keza gerçek bir anne olması da cabası.

Gelelim, işin özüne. 3-6 yaş arasında erkek çocukların annelerine karşı geliştirdikleri bilinçaltı aşk aslında bir yandan babalarıyla rekabet etmelerini sağlarken bir yandan da babalarını modelleyerek babam nasıl yapmış da annemi elde etmiş ben de onu taklit edeyim yoluyla erkeklik rollerini öğrenmelerini sağlar. Yani bu dönem ilersi için bir prova dönemidir. Adına Oedepus Komplexi dedikleri mitolojiden esinlenerek adlandırılan bu dönemde annelerine hayran erkekler , eş olarak seçecekleri kadın figürünü kafalarında şekillendirmeye başlarlar. Bir taraftan da her fırsat bulduklarında babalarını yenmeye çalışırlar, babalarıyla güreşmek için fırsat kollamak gibi. Galip gelip annenin hayranlığı
kazanmak içindir tüm çabaları Bunu daha sonra tüm kadınlara karşı yapmayı iste o zaman öğrenirler. O yüzden arabada, sokakta, işte, maçta hep bir rekabet alır başını gider.

Oedepus’taki karmaşayı çözmeye çalışan erkek çocuğuyla babası yarışa girerse, baba oğlunu rakip
olarak görürse sonuç ya Mükremin Çıtır gibi maço ya da Fadıl Fıdıllıoğlu gibi iç güveysinden hallice
olur. Anne oğluna aşık olursa durum daha da fena… Baba iyice oğlunu düşman görür. Oğlan kendini
kazanmış hisseder ve annesiyle aşkına minnettar olur, vicdanen anne figürlerine düşkün kalır. Veya
bu dönemde anne figürüyle yeterince etkileşime geçemediği için dönemi yaşayıp tamamlayabileceği
bir anne arar. Eğer babasıyla da annesiyle de dönemi yaşantılayamamışsa bu kez üçlü ilişki arayışı
içinde olacak halihazırda varolan bir ikili ilişkiye 3. kişi olarak dahil olacaktır. Çocukken yenemediği
babasına olan duygularını şimdi partnerinin erkeğine yansıtacaktır. İşte Demi Moore da Ashton ‘un
tam da bu duygularını telafi etmesi için uygun bir seçimdi. Şimdiyse dönemi tamamladığı için
ayrılıyorlar. Artık Ashton büyük ihtimalle kendinden yaşça küçük ya da denk bir partner arayışında
olacaktır.

Bizim kültürümüzde bunun örnekleri sıkça görülmektedir. Birçok erkeğin evlilikleri öncesinde özellikle
kendilerinden yaşça bir hayli büyük kadınlarla ilişki geliştirdiklerini söyleyebiliriz. Aynı zamanda evlilik
sonrasında ve eşin doğumu sonrasında , Oedepus Kompleksini çözememiş ya da tetiklenmişlerin
eşlerini artık ‘’anne’’ olarak gördüklerinden dolayı sevgili rollerini oynayamadıkları ve dişi gibi
algılamadıkları görülmektedir. Bu durumla hamilelikte seksin nerdeyse hiç yaşanmadığı bir ülke
olarak zorlasak literatüre bile geçeriz. Kadının da bu döngüde payı elbette var , annelik rolüne fazla
kapılmak,fedakarlığın gözüne vurmak, mükemmel kadın olayım derken esas dişi olmayı unutmak,
evlenir evlenmez pamuklu pijamaya geçmek gibi sayabiliriz.

Sonuçta bu kompleksini çözmeyen birine anne olduğunuzda eninde sonunda sorununu çözerken
prova mankeni olmuş olacak ve yerinizi asıl ‘’dişi ‘’kıza teslim edeceksiniz. Erkeklerin zaten Bir
Numara Bir ‘’ANNE’’ si var, sevgilisi olun, dişi ve kadın!