Çocukken kendimizi o kadar güçlü hissederiz ki hiç bişey bize dokunamaz, sanki sihirli bir zırh bizi korur. Çok fazla enerjimiz, yeterince zamanımız vardır. Kırkında ölenlere üzülmez, keşfetmekten korkanlara şaşırırız. Deneyim tek derdimizdir. O sıralarda genelde elimizde olanları-oyuncaklar, ailemiz, en sevdiğimiz kıyafetimiz- kaybetme kaygısı ara ara yoklar, geldiği gibi de gider. Köpeklerin ağzına elimizi sokar, kedinin tüylerini cesaretle avuçlarız.

Sonra planladığımız şeyler zamana sığmaz, yetişmez, ne kadar zamanda ne yapabileceğimize dair gerçekçi planlar yapmaya başlarız. Performans kaygısıyla tanışırız.

 

images (7)

Sevdiklerimizi bir bir yolcu etmeye başlar, yalnızlıkla, acıyla, yasla ve kısacası ayrılık kaygısıyla tanışırız.

Bindiğimiz uçakta düşme tehlikesi atlatır, otobüs kaza yapar, arabanın freni tutmaz. Kontrol etmeye başlarız, ev dışında güvenli alan aramaya ve kaçınmaya, kaygıdan korkuya dönüşmeye başlayan bu yeni duyguyla tanışırız.

Hiç hasta olmam ben gibi bir duygu içindeyken zırh delinir, hastalık devreye girer. Çocuksu büyü bozulur sanki, şimdi de ölüme yaklaşma hissiyle tanışırız.

Hergün bir yenisi eklenir, türlü türlüsü. Artık yaşamaktan korkmaya başlarız, herşey bir kaygı sebebidir. ‘’Ya olursa ‘’ hissi tüm hayatı kaplar.

Daha az etkinlik planlanır, daha az insanla görüşülür, daha az seyahat edilir, daha az…

Her gün biraz daha içe çekilirsin kaygıyla!

Sen küçüldükçe o da küçülür sanırsın.

Oysa izin versen teslim olsan tıpkı çocukluğundaki gibi seni geçip gidecek.

indir (2)

Büyümek zor  değil, büyüdükçe değişenlere uyum sağlamak zaman alıyor sadece. Hep, her an, hala o küçük çocuğun gücünü, enerjisini, çoşkusunu, cesaretini, deliliğini özlüyorsun. O zaman o küçük çocuğu yeniden uyandırdığında ancak kaygılarını dönüştürebilirsin.

Öğrendikçe kaygıların arttı, bildikçe genelledin. Çocukken neden sonuç ilişkisi kuramayan halinle her durumu özgün bir şekilde yaşıyordun. Her an biricikti.

Şimdi neden olmasın?