Ben-sen-biz, hem bütün ilişkilerdeki dengeyi hem de ilişkilerdeki ana çatışma nedenlerini karşımıza getirir. Ben ve sen kişisel egolarımız, beklentilerimiz, arzularımız, hedeflerimizin tümüdür. Bizse ortak egomuz, ortak beklentilerimiz,hedeflerimiz ve arzularımızdır. Ben ve sen ‘i unutursak kendimize yabancılaşır, özgünlüğümüzü kaybeder ve asimile oluruz. Biz’i unutursak bütünleşmeyi, ortak bilinci, grup olabilmeyi, aşkı kaybederiz.

 

 

 

Ben tek başına elbette vardır.Hırstır, Sen’le rekabet edendir, özgündür, biriciktir, atılan imzadır; ama Sen’le karşılaştığında ben varolmanın ötesine geçer. Sen’den aynalanır, aynalandıkça yansıması Ben’i mutlu eder, varlığına anlam katar. Bazen de yansıması canını sıkar, Ben’deki gizli kalmışlıkları Sen’in perdesinde görmek altüst eder, yüzleştirir. İşte tam bu noktada ortak müşterekte buluşmanın yolu biraz Ben’den , biraz Sen’den bir parça katıp Biz’i oluşturmaktır. Biz , Ben ve Sen ‘den ne kadar yatırım yaparsak o kadar güçlenir. Bu yatırımı yaparken de Ben’i ve Sen ‘i sıfırlamadan yapmak , kurulan temelleri güçlendirir.

Ben asidir, başına buyruktur, ”kendini” o en derindeki beni korumacıdır, bazen katıdır, sevdi mi fazlasıyla esnektir,kimi zaman bencil, kimi zaman suçlayıcı, haz almak ister, hep ona hep ona felsefesiyle hareket eder. Sen ‘se Ben’in görmek istediği gibidir, Ben ona atfeder, iki bilinmeyenli denklemin bir diğeridir. Biz’e gelince, Biz paylaşımcıdır, fedakardır, denklemin eşittir kısmında yer alır, karşılıklıdır, bağlanır, bütünleşir, birbirine yaslandıkça güçlü hisseder.

İlişkiler Ben ve Sen ile başlar, Biz ile sürer. İlişkilerin dengesini sağlayan da kaybolmamış bir Ben-Sen ile harmanlanmış Biz’i yaşatabilmektir. Sadece Ben ve Sen ‘den oluşan bir ilişki yani iletişim yalnızca bir çarpışma olur, oysa güzel olan bir karşılaşmadır, Biz ; Ben ve Sen ‘in karşılaşma anıdır, dinamiktir. Özen ister, her gün ilgi bekler, düş kurar, karşılık bekler, güçlü hisseder. Karşılık bulamazsa kırılır, Ben’i Sen’i ön plana çıkartmaya çalışır, çatışır, olmuyorsa kopuş yaşar.

Aşk Biz’in en saf halidir. Ben’i Sen’i unutup, ötekinin Sen’in de Ben’i damıttığımız, egolarımızdan sıyrılıp, tam bir bütünleşme haline eriştiğimiz, en büyük hazzı ve acıyı aynı anda tattığımız şekli şemali olmayan akışkan bir haldir. Ben’ e Sen’e olası tüm tehditleri tek tolere edebildiğimiz, görmezden gelebildiğimiz en savunmasız halimizdir.

Aşka düştük mü perdeler iner,pençeler gizlenir, ta ki Ben Sen deki değerini yitirdiğini anlayana kadar. O zaman Biz tuzla buz olur, Ben Sen ‘in için yaptığı herşeyi ortaya döker, Sen ‘i unutmak ister,Sen ‘i incitmek ister, yaralı Ben saldırır da saldırır. Ben Sen’in olmak istemez artık. Sensiz de varolabildiğini anımsar, başta zor gelir, sanki hiç Sensiz olmamıştır; Biz’i yaşatırken Ben ‘i uyutmuştur. İçerde yeniden uyanan Ben , bir süre hiç ama hiç Biz olmak istemez, kaçar, kaçınır. Ama içteki bağlanma arzusu eninde sonunda yine Ben ‘i Sende , Sen’i Biz de buluşturur.

Son yıllarda sıkça karşılaştığımız, belki de dahil olduğumuz bir dargın bir barışık yaşanan, bazısı platonik bazısı poligamik ilişki örüntülerinin altında Ben-Sen-Biz denkleminin değişmesi yatmaktadır. Eskiden Biz kavramı büyüktür, Ben ve Sen idi, şimdilerdeyse Ben’i büyüten Sen büyüktür Biz kavramı var. Pragmatik bir denkleme dönüşen bu üçleme ister istemez ilişki doyumunda maksimum faydayı ön plana koyduğu için, ki bu temelde bir hayal, realite de hayal kırıklığını ilişkilere bolca taşımaktadır. İster aşk ilişkileri, ister arkadaşlık , ister profesyonel ilişkilerde kişiler artık Ben’ini, yani egosunu parlatmayan ilişkilere girmekten uzak durmakta, dolayısıyla Sen’i , dolayısıyla Biz’i kurgulamak için eşitlikçi bir girişim fırsatı beklemektedir. Bu esasında ilişki dinamiğini sağlam temeller üstüne oturtmayı sağlar ve Ben ‘i korur. Ancak bireysellik her ne kadar ön planda tutulsa da sosyal bir varlık olarak grupsallaşma, eşleşme arzusu devreye girdiğinde bu durum ilişkiyi başlatma ve sürdürmeyi zorlaştırabilir. Günümüzde sık sık yaşanan sosyal izolasyonu, Ben-Sen’i korumak için içe çekilişi, Biz olmaktan kaçınmayı, ortaya çıkaran da budur. Yaşamda yok olma hissiyatını deneyimlediğimiz acılar, hastalıklar ve kayıplar Biz’e bu izolasyondan çıkıp Ben’i Sen’le yeniden dansa davet etmemizi hatırlatır. Tek başına mücadele edemediklerimiz vardır, Biz olmak güç katar ve destek sağlar.

Ben-Sen ve Biz’in matematiksel ispatı farklıdır, Ben birdir, Sen birdir; Biz bir bir daha iki değildir, Biz de birdir. Bu bir toplama işlemi değildir, 1×1= 1 , Ben x Sen = BİZ